Evde Kal Türkiye, Sevdiklerini Koru!

Evde Kal Türkiye, Sevdiklerini Koru!

Çin’in Wuhan şehrindede baş gösterip, ardından tüm dünyaya yayılan COVID-19 virüsü ne yazık ki ülkemizde de görülmeye başlandı. Devletin aldığı önlemler ile virüs ülkemize geç geldi ancak yine de geldi. Artık sorumluluk devletten çıktı, bireylere de sıçradı. Bir kişi, tüm toplumdan sorumlu. COVID-19 ile mücadele kapsamında her birimizin görevi büyük. Bu nedenle üstümüze düşen sorumluluğu yerine getirip, gerekli hassasiyeti gösterip virüsün yayılma hızını yavaşlatmak adına evlerimizde, sosyal izolasyon durumuna geçmemiz gerekiyor.

COVID-19, grip gibi semptomlar gösterse de aslında bir gribe değil, solunum rahatsızlıklarına yol açıyor. Ne yazık ki yaşlılarda ve kronik rahatsızlıklarda süreç ölümle sonuçlanabiliyor. Bu nedenle en riskli kitle yaşlılar olarak ön plana çıkıyor. Gençler virüs kaptığı zaman hastalığı hafif bir grip gibi atlatabilir, belki de virüs kaptıklarının hiç farklında bile olmayabilirler. Ancak neticede virüsün taşıyıcı haline geliyorlar. İşte zaten virüsü bu kadar tehlikeli yapan da bu durum. Virüsün yayılma hızı tahmin edebileceğimizden de yüksek. Bu süreçte yapabileceğimiz en iyi şey, temel ihtiyaçlarımızı karşılamak hariç dışarı çıkmamak ve başkaları ile sosyal mesafemizi korumak.

Virüs kendiliğinden üremiyor, bir insandan bir insana bulaşıyor. Bu nedenle evlerimizde kalıp sosyal izolasyona çekilmek büyük önem taşıyor. Eğer sevdiklerimizi kaybetmek istemiyorsak, evimizde kalmalıyız. Yaşımız gençse bizler virüsten zarar görmeyebiliriz, ancak annelerimiz, babalarımız, yaşlı yakınlarımız hastalanabilirler. Virüs, adete bağışıklığı zayıf olanı yutuyor.

Evde kalmak bizlere sıkıcı gelse de, bardağın dolu tarafına bakmakta fayda var. Evde kalarak ailemizin kıymetini daha çok anlayacağız, onlarla geçirdiğimiz zamanın değerini daha çok bileceğiz. Yoğun tempolarımızdan sıyrıldık, adeta zaman durdu. Hepimizin kendimize ve sevdiklerimize ayıracak daha çok zamanı var şimdi. İzlemeye fırsat bulamadığımız filmleri, dizileri izleyebilir; sürekli yarıda bıraktığımız kitapları okumayı tamamlayabiliriz. Sürekli öğrenmek istediğimizi söylediğimiz ancak zaman ayıramadığımız bir yabancı dil için ilk adımları atabiliriz. Evimizde spor aletleri dahi olmaksızın hafif sporlar yapabiliriz. Her şeyden öte, kendimizi daha çok tanıyabiliriz. Yaşanan tüm bu kötülüklerin içerisinde sığınabileceğimiz bir huzur bulabiliriz. Bu huzur evlerimizde, evde kal Türkiye!

Paylaş:

Ücretsiz
Kullan