İçindekiler
Suyun iletkenliği, içinde bulunan çözünmüş minerallerin ve tuzların yoğunluğu hakkında bilgi veren önemli bir ölçümdür. Saf su elektriği çok az iletirken kalsiyum, magnezyum, sodyum ve klorür gibi iyonların artmasıyla iletkenlik değeri yükselir. Bu nedenle iletkenlik ölçümü; içme suyundan kuyu suyuna, arıtma sistemlerinden tarımsal sulamaya kadar birçok alanda su kalitesini izlemek için kullanılır.
Suyun İletkenliği Kaç Olmalı?
İçme ve kullanma suyunun iletkenliği 20 °C’de en fazla 2.500 µS/cm olmalıdır. Bu değer, İnsani Tüketim Amaçlı Sular Hakkında Yönetmelik’in Ek-1 (c) “Gösterge Parametreleri” bölümünde yer almaktadır. Yönetmeliğin 7. maddesine göre suyun kalite standartları, Ek-1’de belirlenen parametre değerlerini esas almaktadır.
Buradaki 2.500 µS/cm değeri ideal seviye olarak değil, aşılmaması gereken sınır olarak değerlendirilir. Her su kaynağının mineral yapısı farklı olduğu için içme sularında daha düşük iletkenlik değerleriyle karşılaşmak oldukça doğaldır. Örneğin arıtılmış suyun iletkenliği düşük çıkarken mineral bakımından zengin yer altı sularında daha yüksek sonuçlar görülebilir.
İletkenlik ölçümü, suyun mineral ve tuz yoğunluğu hakkında genel bilgi verir. Suyun içmeye uygunluğu değerlendirilirken bakteri, ağır metal, nitrat ve diğer kirleticiler için yapılan ayrıntılı analizler de dikkate alınır.
Suyun İletkenliği Nasıl Ölçülür?
Suyun iletkenliği EC metre, iletkenlik ölçer veya EC/TDS metre adı verilen cihazlarla ölçülür. Cihazın ölçüm ucu suya daldırıldıktan sonra sonuç ekranda µS/cm veya mS/cm cinsinden görünür. Doğru bir ölçüm için cihazın ayarı, ölçüm ucunun temizliği ve suyun sıcaklığı kontrol edilmelidir.
Ölçüm Adımları
Cihazı hazırlayın: EC/TDS metreyi açın ve pil seviyesinin ölçüm için yeterli olduğundan emin olun.
Cihazın ayarını kontrol edin: Cihazın doğru değer gösterip göstermediğini kutusundan çıkan veya üretici tarafından önerilen ayar sıvısıyla kontrol edin.
Numune alın: Ölçülecek suyu temiz ve içinde deterjan kalıntısı olmayan bir kaba doldurun.
Ölçüm ucunu temizleyin: Cihazın suya girecek bölümünü saf suyla durulayın ve üzerinde kalan fazla suyu hafifçe silkeleyin.
Ölçümü yapın: Cihazın ölçüm ucunu suya daldırın ve ekrandaki değer sabitlenene kadar bekleyin.
Sonucu kaydedin: İletkenlik değerini, ölçüm birimini ve mümkünse suyun sıcaklığını not edin.
Sıcaklık ölçüm sonucunu etkilediği için karşılaştırılacak suların benzer sıcaklıklarda ölçülmesi veya cihazın otomatik sıcaklık ayarının açık olması gerekir.
Suyun İletkenliği Nasıl Artar?
Yer altı suyunun mineral bakımından zengin kayaçlarla temas etmesi, deniz suyunun tatlı suya karışması, tarım alanlarından gelen gübre sızıntıları ve endüstriyel atıklar sudaki çözünmüş mineral ve tuz yoğunluğunu yükselterek iletkenliği artırır.
Arıtma sonrasında mineral bakımından çok zayıf kalan bir suya kontrollü biçimde mineral kazandırmak için şu yöntemler kullanılabilir:
Uygun miktarda kalsiyum ve magnezyum eklenebilir.
Suya yeniden mineral kazandıran filtreler kullanılabilir.
Düşük iletkenlikteki su, içeriği bilinen daha mineralli bir suyla karıştırılabilir.
Eklenecek mineralin türü ve miktarı su analizine göre belirlenmelidir. Gelişigüzel tuz veya mineral eklemek suyun tadını ve doğal dengesini bozabilir.
Suyun İletkenliği Nasıl Düşürülür?
Suyun iletkenliği, içinde çözünmüş hâlde bulunan tuz ve mineraller ayrılarak düşürülür. Bu amaçla en sık kullanılan ters ozmoz sisteminde su ince bir membrandan geçirilir ve iletkenliği yükselten maddelerin büyük bölümü sudan ayrılır.
İletkenliği düşürmek için şu yöntemlerden yararlanılabilir:
Ters ozmoz
Distilasyon
Elektrodiyaliz
Düşük iletkenlikteki suyla karıştırma
Aktif karbon filtreleri daha çok klor, koku ve bazı organik maddeler üzerinde etkili olduğu için çözünmüş mineral yoğunluğunda büyük bir değişim oluşturmaz. Kaynatma sırasında ise su buharlaşırken mineraller kapta kalır ve kalan bölümün iletkenliği yükselebilir.,
Su İletkenliği Yüksek Olursa Ne Olur?
Su iletkenliğinin yüksek olması, suda fazla miktarda çözünmüş mineral ve tuz bulunduğunu gösterir. Bu durum suyun tadını tuzlu, acı veya metalik hâle getirirken borularda korozyona, musluk ve rezistanslarda kireçlenmeye, arıtma membranlarında tıkanmaya ve sulama yapılan topraklarda tuz birikmesine yol açabilir. İletkenlik aniden yükselirse su kaynağı değişim ve kirlenme ihtimaline karşı analiz edilmelidir.
Suyun İletkenlik Birimleri Nelerdir?
Suyun iletkenliği µS/cm, yani mikrosiemens/santimetre birimiyle ölçülür. Kullanım alanına ve suyun iletkenlik seviyesine göre karşılaşılabilecek diğer birimler şunlardır:
µS/cm: İçme ve kullanma sularında en sık kullanılan birimdir.
mS/cm: Tuzlu sular ve iletkenliği yüksek çözeltiler için tercih edilir.
S/m: Elektriksel iletkenliğin uluslararası temel birimidir.
dS/m: Sulama suyu ve toprak tuzluluğu ölçümlerinde kullanılır.
µmho/cm: Eski cihaz ve kaynaklarda görülen, µS/cm ile aynı değere sahip birimdir.
Birimler arasındaki temel dönüşüm şöyledir:
1 mS/cm = 1.000 µS/cm
1 dS/m = 1 mS/cm = 1.000 µS/cm
TDS ile İletkenlik Arasındaki İlişki Nedir?
TDS sudaki toplam çözünmüş madde miktarını, iletkenlik ise suyun elektrik akımını taşıma düzeyini gösterir. Mineral ve tuz yoğunluğundaki artış her iki sonucu da yükselttiği için TDS ile iletkenlik ölçümleri çoğu zaman birlikte değerlendirilir.
TDS metre olarak adlandırılan birçok cihaz önce iletkenliği ölçer, ardından bu sonucu belirli bir katsayıyla çarparak yaklaşık TDS değerini hesaplar.
Suyun İletkenliği Sağlığı Nasıl Etkiler?
Suyun iletkenliğinin sağlık üzerindeki etkisi, değeri yükselten maddelerin türüne ve miktarına bağlıdır. Kalsiyum ve magnezyum gibi doğal mineraller de sodyum, nitrat ve istenmeyen başka maddeler de benzer iletkenlik sonuçları oluşturabileceği için suyun içeriği bir bütün olarak incelenmelidir.
Özellikle yüksek sodyum veya nitrat içeren sular çocuklar, yaşlılar ve belirli sağlık sorunları bulunan kişiler açısından dikkatle değerlendirilmelidir. Düşük iletkenlik ise suyun mineral bakımından zayıf olduğunu anlatır ancak bakteri, virüs ve bazı kimyasal kirleticiler için farklı testlere ihtiyaç duyulur.




